Arşiv

Archive for Kasım 2009

KUZEY KORE

Kasım 30, 2009 Yorum yap

KUZEY KORE

Yüzölçümü : 120.538 km²

Nüfus : 23.059.000

Başkent : Pyongyang

Önemli Şehirler : Pyongyang

Yeri : Çin ve Güney Kore arasındadır.

Dil : Korece

Para birimi : Von

Önemli coğrafi yerler : Çang-pay volkanik sıradağları, Taebaek Sanmaek sıradağları, Pyong-yang ovası, Tümen ırmağı.

Türk birliklerinin de katıldığı Kuzey Kore – Güney Kore arasındaki savaş 27 Temmuz 1953’te imzalanan anlaşma ile sonuçlanmıştır.

Kategoriler:Uncategorized

YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİ MEYVE HASTALIKLARI

Kasım 30, 2009 Yorum yap

YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİ MEYVE HASTALIKLARI

ELMA KARALEKESİ

Yapraktaki lekeler önceleri yağlımsı görünüştedir, zamanla kahverengiye döner (Şekil 16). Meyvedeki lekeler önceleri yeşilimtrak olup giderek kahverengiye döner (Şekil 17).

Sürgünde lekeler oval veya yuvarlak kabarcıklar halindedir İlkbaharda bu kabarcıklar çatlar ve çatlayan püstüller zamanla birleşerek "uyuz" veya "sıraca" denilen yaraları meydana getirir.

Mücadelesi :

1- Kültürel önlemler : Yere dökülmüş bulaşık yapraklar ve sıracalı dallar kesilip yok edilmelidir.

2- Kimyasal Mücadele :

1. İlaçlama: Çiçek gözleri kabardığı zaman

2. İlaçlama: Pembe çiçek tomurcuğu devresinde

3. İlaçlama: Çiçek-taç yaprakları %70-80 döküldüğünde

4. İlaçlama: Gerektiğinde 10-12 gün sonra yapılır.

Dal sıracası bulunan yerlerde: 1. İlaçlamada 2 katı doz kullanılır.

ARMUT KARALEKE HASTALIĞI

Belirtileri :

- Yaprak, meyve ve sürgünlerde görülür.

-Yaprağın üst ve alt yüzünde oluşan lekeler, başlangıçta yağ lekesi görünümündedir. Giderek kahverengileşirler.

- Meyvede küçük lekeler birleşerek gelişmeyi durdururlar.

Kültürel önlemler :

- Sonbaharda yapraklar toplanıp yakılmalı ya da derince gömülmelidir.

- Sıracalı dallar budanıp bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Kimyasal Mücadele :

Fenolojiye göre;

1. İlaçlama çiçek gözleri kabardığında,

2. İlaçlama pembe rozet tomurcuğu döneminde,

3. İlaçlama çiçek taç yaprakları %70-80 dökülünce,

4. Diğer ilaçlamalar koşullara ve kullanılacak ilacın etki süresine göre belirlenir.

Dal sıracası bulunan yerlerde 1. ilaçlama %2’lik bordo bulamacı veya bakırlı preparatlardan birisi ile %0.8 dozunda kullanılmalıdır. Dal sıracası bulunmayan yerlerde bu dozlar %1 ve %0.4 olmalıdır. 2. ilaçlama hazır bakırlı ilaçlardan birisi ile %0.4 dozunda veya diğer fungusitlerle önerilen dozda, 3. ve diğer ilaçlamalar bakırlı fungusitler dışındaki fungusitlerden birisi ile önerilen dozda yapılmalıdır.

AYVA-ARMUT SEPTORİA YAPRAK LEKESİ

Belirtileri :

Enfeksiyon yeşil aksamla sınırlıdır. Lekeler önce yaprağın üst yüzeyinde görülür, lekeler gri-beyazdır. Lekelerin kenarları morumsudur. Hastalık önemli boyutlarda olduğunda, yapraklar yaz sonuna doğru dökülür.

Armut ve ayva M. pyri’nin başlıca konukçularıdır. Bazen elmada da görülür.

Mücadelesi :

Kültürel Önlemler:

Fidanlıklarda ağaçların altındaki yaprakların toplanması bulaşmayı azaltır ve mücadeleye yardımcı olur. Toplanan yapraklar gömülmeli veya yakılmalıdır. Yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır. Fidanlıklarda iyi havalanma ve hızlı kurumayı sağlamak için, sıralar arası mesafe yeterli genişlikte olmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

Kullanılacak ilaçlar ve dozları:

Etkili madde adı

Formülasyon Tipi

Dozu (preparat) 100 lt suya

Bordo Bulamacı (Bakırsülfat %98+Sönmemiş kireç)

 

0.5 kg+250 g

Bakır oksiklorür %50

WP

400 gr

Benomyl %50

WP

60 gr

Carbendazim %50

WP

60 gr

Thiophanate-methyl %70

WP

60 gr

Thiram %80

WP

150 gr

Captan %50

WP

150 gr

Dodine %65

WP

100 gr

Chlorotholonil %75

WP

200 gr

ELMALARDA MEMELİ PAS HASTALIĞI:

Yaz aylarında elma yaprak ve meyvelerinde oluşan lekeler portakal kırmızısı renginde, yuvarlak veya uzuncadır. Lekelerin alt yüzeyinde ise sarımtırak çıkıntılar oluşur.

Mücadelesi :

Kültürel önlemler : Çevredeki ardıç ağaçları kesilmelidir.

Kimyasal Mücadele :

1. İlaçlama: Çiçek tomurcukları patladıktan sonra, kırmızı rozet dönemi başlangıcında,

2. İlaçlama: Çiçek-taç yaprakları tamamen dökülünce,

3. İlaçlama: 2. ilaçlamadan 15 gün sonra yapılır.

ELMA KÜLLEMESİ:

Hastalık, elma ağaçlarının sürgün, yaprak, çiçek ve nadiren de meyveleri üzerinde zarar yapmaktadır (Şekil 18).

Hastalığa yakalanmış sürgünler, ince unlu bir tabaka ile kaplanmış görünmektedir. Hasta sürgünlerdeki tomurcukların bir kısmı ölür. Bir kısmı ise gelecek yıl için hastalık kaynağı olur.

Mücadelesi :

Kültürel önlemler :

Hastalıkla bulaşık sürgünler, hastalıklı kısmın 15 cm. kadar altından kesilip, bahçeden uzaklaştırılmalıdır. İlkbaharda tepe tomurcukları küllemeli olarak gelişme gösteren sürgünler, yaprak ve çiçek demetleri toplanmalı ve bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Kimyasal Mücadele :

1. İlaçlama: Pembe çiçek tomurcuğu devresinde,

2. İlaçlama: Çiçek-taç yaprakların %70’i döküldüğünde,

3. Diğer İlaçlamalar: 2. ilaçlamadan sonra mayıs ayı sonuna kadar birer hafta, haziran sonuna kadar ise 10’ar gün aralarla yapılmalıdır.

YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİ MEYVELERDE ATEŞ
YANIKLIĞI HASTALIĞI

Belirtileri :

İlk belirtiler, çiçek ve çiçek demetlerinde görülür. Önce suda haşlanmış bir görüntüdedir. Sonra kahverengileşir ve zamanla siyahlaşır. Bulaşık taze sürgünler geriye doğru kıvrılır.

Kültürel önlemler :

Bulaşık alanlardan üretim materyali alınmamalıdır.

Fidanlıklar ve anaçlıklar denetlenmeli hastalık saptandığında yakılarak imha edilmelidir.

Kimyasal Mücadele :

Durgun dönemde budamadan sonra, %2’lik Bordo Bulamacı uygulanmalıdır. Aşağıdaki ilaçlarla, çiçeklenme başlangıcından itibaren 7-8 gün aralıklarla en az 3 ilaçlama yapılmalıdır.

Kullanılabilecek ilaçlar:

Bakır oksiklorür (%37.5) + Manep (%20) WP

(100 lt suya 400 gr)

Fosetyl-Al WP

(100 lt suya 400 gr)

ELMADA DEMİR NOKSANLIĞI

Kloroza yakalanan elma ağaçlarının önce genç yaprakçıklarında hafif sarılık başlar. Yaprak damarları yeşil görünümde olup, sarılık artınca damarlarda sararır.

Kloroz, bitkilerin doğal olmayan şartların etkisi altında kaldıkları zaman gösterdikleri bir reaksiyondur. Basit anlamda yaprakların sararmasıdır.

Bitki yapraklarındaki sararmaya bakteri, fungus ve virüs gibi etmenler yanında; sıcak, soğuk, ışık ve çeşitli fabrika gazları da neden olabilmektedir. En önemli neden, bitkide demir noksanlığıdır.

Demir noksanlığından oluşan klorozun nedenleri:

1. Toprakta yeterli demir elementi bulunmaması,

2. Toprak yapısı kireçli olan yerlerde serbest demirin

bitki tarafından alınamaması,

3. Topraktaki suyun fazlalığı,

4. Işığın çok fazla oluşu.

Mücadelesi :

Kültürel önlemler:

Ağır ve kireçli topraklarda meyve bahçesi kurulmamalı, sulama çok iyi hesaplanmalı, budama fazla güneşlenmeye engel olacak şekilde yapılmalı, kirece dayanıklı meyve çeşitleri veya anaçlar önerilmelidir.

Kimyasal mücadele:

Toprak ilaçlaması:

İlk lekeler görüldüğünde, en uç dalların iz düşümü alınarak bir daire çizilir ve kazılır, ilaç uygulandıktan sonra toprakla örtülür, daha sonra sulama yapılır. Bu sulama 10-15 gün aralıklarla üç defa tekrarlanır.

Yaprak ilaçlaması:

Yaprak üzerine püskürtme şeklinde verilir. Ağaçlarda çiçekten15 gün sonra ağacın gövdesinde 1/2 cm çapında öze kadar inen karşılıklı delikler açılır. Delikler içine preperat doldurulur, sonra da bal mumu veya ağaç macunu ile sıvanır.

AYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Kasım 30, 2009 Yorum yap

AYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye yaklaşık 4 milyon adet ağaç sayısı ve 95 bin ton ayva üretimi ile dünyada ilk sırada yer almaktadır.

Ayva yetiştiriciliği son yıllarda kapama bahçe sayılarının artmasıyla özellikle Marmara bölgesinde geniş bir alana yayılmıştır. Sadece Sakarya ili Türkiye üretiminin %28’ini karşılamaktadır.

İKLİM İSTEKLERİ

Ayva soğuklara elma ve armuttan daha az dayanıklıdır. Bunun için bahçe yeri seçiminde dikkatli olmak gerekir. Fakat ayvanın önce sürgün meydana getirip bunun ucunda çiçek açması, ilkbahar geç donlarının tehlikeli olduğu yerlerde bir avantajdır. Bazı soğuk bölgelerde de ayva yetiştiriciliği yapılmasına rağmen istenen meyve kalitesine ulaşılamamaktadır. Ayrıca ayva aşırı nemli ve rüzgarlı iklimlerden de hoşlanmaz.

TOPRAK İSTEKLERİ

Ayva, çok ağır, aşırı kireçli ve fazla geçirgen olan toprakların dışında kalan birçok toprak tipinde düzenli sulama yapıldığı taktirde yetiştiriciliği rahatlıkla yapılabilir. Aşırı kumlu ve nemsiz topraklarda yetiştirilen meyveler kuru ve boğucu olur.

ANAÇLAR

Aşı ile yapılan üretimlerde anaç olarak Ayva-A anacının kullanılması tavsiye edilmektedir. Ayrıca ayva, çelikle köklenmesi kolay olan bir tür olduğundan bu yöntemle de fidan üretimi yapılabilmektedir.

BAHÇE KURMA

Ayva bahçesi için uygun olarak seçilen yere, bir yaşlı ve sağlıklı fidanlar 4×4 veya 4×5 m aralık ve mesafelerle dikilirler. Yetiştiriciliği yapılan ayva çeşitlerinin çoğu kendine verimli olduğu için, tek bir çeşitten kapama ayva bahçesi kurulabilir. Fakat yine de, çeşit karışımı yapmakta fayda vardır.

ÇEŞİTLER

Ayva çeşit sayısı diğer türlerde olduğu kadar zengin değildir.

Bunun nedeni ise dünyanın birçok ülkesinde ayvanın meyvesi için değil de, anaç olarak yetiştirilmesi gösterilebilir.

Eşme: Ülkemizdeki kapama ayva bahçelerinin büyük çoğunluğu bu çeşit ile kurulmuştur. Bazı bölgelerde renginden dolayı Limon ayvası olarak da isimlendirilmektedir. Meyveleri yuvarlak, sapa doğru biraz uzunca, bol sulu ve mayhoş tatlıdır. Ağaçlar orta kuvvette bir gelişme gösterir ve meyveler eylül sonu ekim başında hasat edilir. Hasat fazla geciktirilmemelidir.

<IMG height=288 src="file:///C:\Users\escort\AppData\Local\Temp\msohtmlclip11\clip_image002.jpg" width=423 v:shapes="_x0000_i1025">

Şekil 10. Eşme Ayvası

Ekmek: Bu çeşidin aynı isimle söylenen birçok tipi mevcuttur. Meyvesi iri, sap tarafı dar, karın tarafı geniş, meyve eti gevrek, sulu, mayhoş ve az tüylüdür.

Şekergevrek: Meyve iri düzgün şekilli, karın tarafı şişkin, sap ve çiçek çukuruna doğru dardır. Meyve kabuğu ince, gevrek, sulu ve hafif mayhoştur. Ekim ayının ilk haftasında hasat edilir.

Altın: Meyvesi çok iri ve sap tarafında belirgin boyun vardır. Kabuk koyu sarı renkli, üzerinde parçalı pas lekeleri bulunur. Meyve eti altın sarısı renkte, az suludur.

Tekkeş: Meyve iri, gösterişli, ince kabuklu, gevrek, sulu ve mayhoş tatlıdır.

Kategoriler:meyve Etiketler:, , ,

ARMUT YETİŞTİRİCİLİĞİ

Kasım 30, 2009 Yorum yap
 

Armut ülkemizin hemen hemen bütün bölgelerinde rahatlıkla yetişebilen bir türdür. Yapılan istatistiklere göre Türkiye’deki armut ağaç sayısı 13 milyon adet, üretim ise 360 bin tondur. Ağaç sayısı ve üretim miktarlarında son yıllarda gözle görülür derecede bir düşüş yaşanmakta ve bunun en önemli nedenlerinden birisi olarak da Armut Ateş Yanıklığı hastalığı gösterilmektedir.

Dünya armut üreticileri içersinde yıllara göre değişmekle birlikte Türkiye ilk 7 içersindeki yerini korumaktadır.

İKLİM İSTEKLERİ

Ilıman iklim meyvesi olan armut, kış soğuklarına elmadan daha az dayanıklıdır. İlkbahar geç donlarının sık görüldüğü ekolojilerde geç çiçek açan çeşitlerin dikilmesi kazanç açısından büyük önem taşır.

Çeşitler arasında farklar bulunmakla birlikte, armut kışın 7.2oC ‘nin altında 1000-1500 saatlik bir soğuklama ihtiyacı gösterir. Eğer bu ihtiyaç karşılanmazsa geç ve düzensiz çiçeklenme olur veya gözler hiç sürmez.

TOPRAK İSTEKLERİ

Geçirgen, derin, sıcak ve besin maddelerince zengin topraklar armut yetiştiriciliği için uygundur. Armut toprak bakımından fazla seçici olmamakla birlikte yüzlek, kuru ve taşlı topraklarda yetiştirilirse, meyve kalitesi bundan olumsuz (kumlu meyve) olarak etkilenir. Aynı şekilde ağır ve nemli topraklarda yetiştirilen armutlarda da meyve kalitesi, özellikle tat yönünden bozulmuş, meyvenin depo ömrü kısalmış olur.

ANAÇLAR

Ülkemizde armut için ilk kullanılan anaçlar; doğada yabani olarak bulunan ahlat ve armutlar olmuştur. Bundan sonra yoğun olarak fidan üretimine geçilmiş ve anaç olarak armut çöğürü ile ayva-A kullanılmaya başlanmıştır. Ayva-A ‘nın avantajı küçük ağaçlar meydana getirmesi ve düzenli sulandığı taktirde daha kaliteli meyveler oluşturmasıdır. Bunun yanında ayva-A nın dezavantajı; Williams, Coscia ve Starkrimson gibi bazı çeşitlerle aşı uyuşmazlığı göstermesidir. Uyuşmazlık gösteren çeşitler için B. Hardy, ara anaç olarak kullanılmalıdır.

BAHÇE KURMA

Kapama armut bahçesi kurulacağı zaman mutlaka sağlıklı, ismine doğru, aşılı ve bir yaşlı fidanların kullanılmasında fayda vardır. Anaç olarak ayva-A kullanılmış ise, ağaçlara verilmesi gereken aralık ve mesafeler genellikle çoğu çeşitler için 3×4 m armut çöğürü anaç olarak kullanılmış ise, 5×7 m mesafe birçok çeşit için yeterli gelmektedir.

armut-bahcesi

Şekil 8. Armut bahçesinden genel bir görünüş

ÇEŞİTLER

Yetiştiriciliği yapılan armut çeşitleri kısmen kendine verimli veya tamamen kendine kısırdır. Bunun için bahçe kurmadan önce çeşitlerin bu özellikleri araştırılmalı veya tek çeşitten değil en az üç veya dört çeşitten oluşan bir bahçe planı oluşturulmalıdır. Ayrıca çeşitlerin çiçeklenme tarihlerinin de birbiri ile karşılaşmasına özen gösterilmelidir. Tozlanma olayı arılarla olduğu için, mutlaka armut bahçelerinde veya yakınında arı kovanı bulundurulması tozlanma ve döllenme için yararlı olacaktır.

June Beauty: Haziran ayı sonlarında olgunlaşan en erkenci armut çeşididir. Meyvenin güneş gören tarafı pembe yanak yapar. Hasat gecikirse unlulaşma meydana gelir. Erkencilik en büyük avantajıdır.

Akça: Yerli çeşitlerimiz içersinde en erken olgunlaşan, meyvesi küçük, tatlı ve sulu bir çeşittir. Temmuz ayının ilk haftasında hasat edilir. Yeme olumunda meyve sarımsı açık yeşildir.

Mustafabey: Temmuz ayının ikinci haftasında hasat edilen ağaçları kuvvetli büyüyen yerli çeşitlerimizdendir. Meyvelerin güneş gören tarafları kırmızı renk yapar.

B. P. Morettini: Ağaçları orta kuvvette büyüyen iri meyveli yabancı bir çeşittir. Temmuz ayının üçüncü haftasında toplanır. Meyveleri ince kabuklu tereyağı tipinde sulu ve güneş gören yüzü pembe renklidir.

Coscia: Ağaçları kuvvetli büyür ve temmuz sonunda hasat edilir. Meyveleri orta irilikte kalın kabuklu sulu tatlı ve çok az kumludur. Yeme olumunda açık sarı renklidir.

Santa Maria: Ağaçları orta kuvvette büyür ve ağustos ayı başında hasat edilir. Meyveleri tereyağı tipinde, iri, sulu, tatlımsı ve yeme olumunda çok açık sarı renklidir.

Starkrimson: Ülkemizde yetiştirilen, kabuk rengi sıvama kırmızı olan tek çeşidimizdir. Ağustos ayının ikinci haftasında olgunlaşır. Ağaçları orta kuvvettedir. Meyvesi tereyağı tipinde, sulu, tatlı olup yeme olumu kısa sürelidir.

Williams: Dünyada en fazla yetiştirilen çeşitlerden biridir. Ağustos ayının üçüncü haftasında hasat olumuna gelir. Ağaçları orta kuvvette gelişir. Meyveleri orta irilikte, tereyağı tipinde, çok sulu ve tatlıdır. Yeme olumunda sarı renklidir.

Grand Champion: Ağaçları orta kuvvette büyüyen ve ağustos ayı sonunda hasat olumuna gelen bir çeşittir. Meyvesi iri, tereyağı tipinde, ince kabuklu, çok sulu ve paslıdır.

Beurre Hardy: Ağustos sonu Eylül başında hasat olumuna gelir ve orta kuvvette gelişme gösteren ağaçlara sahiptir. Meyveleri orta irilikte çok sulu, tatlı ve kısmen paslıdır. Ayva anacı ile çok iyi aşı uyuşması gösterdiği için uyuşmazlık gösteren armut çeşitlerine ara anaç olarak kullanılır.

D. d. Comice: Ağaçları kuvvetli ve dik büyür. Eylülün ikinci haftasında hasat edilir, iri meyveli, sulu, güzel aromalı tereyağı tipinde kaliteli bir çeşittir.

Ankara: Özellikle Orta Anadolu’da yaygın olarak yetiştirilen en önemli kışlık yerli çeşitlerimizdendir. Eylül sonunda hasat olumuna gelir. Meyveleri orta irilikte, sulu ve tatlıdır.

Kieffer: Sağlıklı ağaçlar meydana getirir ve kısmen armut ateş yanıklığı hastalığına dayanıklıdır. Eylül sonunda hasat olumuna gelir. İri meyveli, sulu ve depolamaya uygun bir çeşittir. Erken çiçeklenmesi bazı bölgeler için dezavantaj olabilir.

Passe Crassane: Eylül sonu Ekim başında hasat olumuna gelir ve ağaçları orta kuvvette büyüme gösterir. Meyveleri iri yuvarlağa yakın şekilli, kabuk kalın ve paslıdır. Uzun süre depo ömrü olan bir çeşittir.

Deveci: Ağaçları orta kuvvette büyür ve yarı yayvan gelişir. Armut ateş yanıklığı hastalığına hassas bir çeşittir. Meyveleri çok iri, basık şekilli, ince kabuklu, sulu, az tatlı ve depo ömrü uzun olan bir çeşidimizdir. Meyveler ekim ayının üçüncü haftasında hasat olumuna gelirler.

KÜLTÜREL İŞLEMLER

Toprak işleme, sulama, gübreleme, meyve seyreltmesi ve hasatta dikkat edilmesi gereken kurallar genel başlıklar altında anlatılacaktır. Özellikle sık dikim yapılmış olan bahçelerde budamaya ayrı bir önem verilmeli, doruk dal hakimiyeti olan sistemlerin seçilmesine çalışılmalıdır.

armut-ates-yanigi

Şekil 9. Armut ateş yanıklığı

Kategoriler:Uncategorized

Merhaba

Kasım 30, 2009 1 yorum

www.superbilgiler.com Sitesinin Resmi blogudur.

Kategoriler:Uncategorized

ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Kasım 30, 2009 Yorum yap

ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Kuzey Anadolu, Karadeniz kıyı ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu yaylaları arasındaki geçit bölgeleri, Doğu Marmara ile son yıllarda güneyde göller bölgesi elmanın önemli yetiştiricilik alanlarını oluşturmaktadır. Türkiye’de elma üretimi 2.5 milyon ton civarında olup, dünya elma üretiminde, Çin ve ABD’den sonra üçüncü sırayı almaktadır.

İKLİM İSTEĞİ

Elma, ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim meyvesidir. Kış dinlenmesi sırasında odun kısımları –35, -40°C’a, açmış çiçekler –2.2-2.3°C ve küçük meyveler ise –1.1,-2.2°C’a dayanır.

Meyve türleri arasında elma, kış dinlenmesine en fazla ihtiyaç duyar. Soğuklamasını giderememiş elma ağaçlarında yaprak gözleri sürmez ve ağaç çıplak kalır. Elma yüksek yaz sıcağından da hoşlanmaz. Sıcaklık 40°C’nin üzerine çıktığı zaman büyüme durur, daha yüksek sıcaklıklarda ise zararlanma görülmeye başlar.

TOPRAK İSTEĞİ

Elma, genellikle birçok toprak tiplerinde başarılı sonuç verir. Ancak, elma yetiştiriciliği için en iyi topraklar pH’sı 6.0-6.5 ve içerisinde normal kireci ve yeteri kadar humus ve nemi bulunan tınlı, tınlı-kumlu veya kumlu-tınlı geçirgen ve drene edilmiş topraklardır.

SEYRELTME

Her yönüyle iyi planlanmış bir elma bahçesinden çevre şartları da uygun gittiği zaman, yüklü meyve alınır. Bu meyvelerin fazlası daha sonra çiçek ve meyve seyretmeleri yoluyla atılır. Çiçek ve meyve seyreltmesinin dışında budamanın da dolaylı olarak bir meyve seyreltmesi yöntemi olduğu ve budama ile çiçek gözlerinin bir kısmının kesilip atıldığı bilinmelidir.

Meyve seyreltmenin etkileri şunlardır:

a) Meyve iriliğine etkisi

Seyreltmenin en göze çarpan etkisi, meyve iriliğinde görülür. Meyve başına düşen yaprak sayısı arttığı için, meyvede daha çok karbonhidrat ve sellüloz depolanmış ve böylelikle daha iri meyve oluşumu gerçekleşmiş olur.

b)Meyve rengine etkisi

Aşırı meyve tutumu yapan elma ağaçlarındaki meyve rengi, normal meyve tutumu yapan ağaçlardakinden daha azdır. Elmalardaki kırmızı renk, doğrudan doğruya yapraklarca oluşturulan karbonhidratlarla ilişkilidir. Seyretmeyle bir meyveye düşen yaprak miktarı arttığı için kırmızı renk de artmış olur.

c) Kaliteye etkisi

Kırmızı renk ile meyve kalitesi arasında kesin bir ilişki bulunduğu ve seyreltme ile kırmızı renkte artış olduğu için, kalitede de artma olur. Meyve başına düşecek 30-50 yaprak ile meyvede yeteri kadar karbonhidrat depo edilir.

d) Gelişmeye etkisi

Çok yüklü meyve, ağacı zayıflatır. Böyle ağaçlar sürgünleri pişkinleştiremedikleri için kış soğuklarından zararlanır, zayıflar ve ekonomik ömürleri azalır.

e) Düzenli ürün vermeye etkisi

Elmalarda meyve gözleri çiçeklenmeden hemen sonra oluşmaya başlar ve ertesi yıla kadar bütün bir yılın sonunda çiçeğe dönüşür. Meyve gözü oluşması için karbonhidrat birikimi çok önemlidir. Meyve seyreltmesi yapılan ağaçlardaki karbonhidrat birikimi, seyreltme yapılmayanlara göre çok fazladır. Karbonhidrat birikimi sonucu depo edilen enerji, her yıl düzenli ürün alınmasında önemli bir rol oynar.

Meyve seyreltmesi erken devrede yapılmalıdır. Meyve gözü oluşmaya başlamasından önce bitirilmemiş olan bir meyve seyreltmesi her ne kadar irilik, renk ve kalitede bir iyileşme yaparsa da, ağacın ertesi yılki ürününü olumsuz etkiler.

Elle Seyreltme

Her ne kadar %50 pahalı ise de, iyi seyreltme elle yapılmalıdır. Elmalarda çiçek ve meyve oluşumu huzmeler şeklindedir. Her huzmede 5 çiçek vardır. Uygun koşullarda bu 5 çiçeğin 5’i de meyveye dönüşebilir. Normal koşullarda, bir huzmedeki 5 meyvenin ortada bulunan “kral meyve” dışındakilerin tümü koparılır. Ancak çok kuvvetli vejetatif gelişme göstermesi koşuluyla Starking Delicious, Golden Delicious, Mutsu vb. elmalarda, huzmede bir yerine iki meyve de bırakılabilir.

Starkrimson Delicious ve Starkspur Golden Delicious gibi yarı bodur elma çeşitlerinde, bir huzmede birden çok meyve bırakılmamalıdır.

Kimyasal Seyreltme

Elmalarda seyreltme aracı olarak bir çok kimyasal madde kullanılmaktadır. Yapılan bir denemede tam çiçeklenmeden 15-20 gün sonra Golden Delicious için 180 gr/100 lt ve Starking Delicious için 150 gr/100 lt dozdaki sevin (%50 W.P.) uygulamasından iyi sonuç alınmıştır.

Ayrıca yarı-bodur gelişen çeşitler (Starkrimson Delicious gibi) için ise, tam çiçeklenmeden 15-20 gün sonra 10 ppm’lık NAA uygulaması başarılı sonuçlar vermiştir.

ANAÇLAR

Elma fidanı üretiminde, tohumdan yetiştirilen çöğürler veya vegetatif anaçlar kullanılır. Anaç üretiminde yararlanılan tohumlar yabani veya kültür çeşitlerinden alınırlar. Vegetatif anaçlar ise “değiştirilmiş tepe daldırması” yolu ile kolayca çoğaltılabilmektedir.

En çok kullanılan vegetatif anaçlar:

- Tam bodur: M-9

- Yarı bodur : MM-106

- Kuvvetli : MM-111

Elma bahçesi tesisinde kullanılan anaca ve çeşide göre dikim mesafeleri ve budama sistemleri de değişmektedir.

Örneğin çöğür anacına aşılı standart çeşitler için dikim mesafesi 8mX8m-7mX7m olup, modifiye lider budama sistemi uygulanmaktadır.

Çöğür anacına aşılı yarı bodur (spur tipi) çeşitler için dikim mesafesi, toprağın kuvvetine göre 6mX3m, 5mX3m veya 4mX3m olup, bir lider ve çok sayıda yan dallar olacak, yani gelecekteki yüklü meyveyi çok sayıda yan dala dağıtacak ve çam’a benzeyecek şekilde bir budama uygulanır. Bu amaçla dikim esnasında fidanın tepesi 80 cm’den kesilir. İlk gelişme mevsimi sonu ve daha ilerdeki dönemlerde gerek çatı dalı, gerekse bunlardan meydana gelecek 2. derecedeki sürgünlerde yıllık gelişmenin 1/3’ü kesilerek standart çeşitlerin aksine bunlarda daha fazla vegetatif gelişme ve yaprak yüzeyi elde edilir. İlk iki yıl boyunca hiç meyve alınmaz, meydana gelen çiçeklerin tamamı koparılarak kuvvetli çatı oluşumuna yardımcı olunur.

Çok bodur vegetatif bir anaç olan M-9 üzerine standart çeşitler aşılanırsa, dikim mesafesi 1.5mX3.5m veya 2mX3.5m’dir. Bunda lider dalın gelişmesi dikimden itibaren zayıflatılıp, yan dalların kuvvetlenmesi sağlanır. İlk dört yılda liderin zayıflatması dışında, hemen hemen hiç budama yapılmaz. Ancak, dikimi izleyen ilk gelişme mevsimi sonundan itibaren yan çatı dalları aşağı eğdirilerek, meyve gözü oluşumu teşvik edilir ve dalların dayanıklılıkları arttırılır. 4. yıldan sonra verim budaması yapılır. Bu terbiye sistemi “İğ terbiye şekli” olarak tanımlanır (Şekil 1).

Yarı bodur vegetatif anaç MM-106 üzerine hem standart hem spur çeşitler aşılanabilir. Standart çeşitler aşılanınca dikim aralığı 4mX5m veya 4mX6m; spur çeşitler aşılanınca da 2mX4m olup, modifiye lider terbiye sistemi uygulanır.

elma-bahcesi

Şekil 1. Bodur anaç üzerinde kurulmuş bir elma bahçesi

Kuvvetli vegetatif anaç MM-111 üzerine hem standart hem de spur çeşitler aşılanabilir. Dikim mesafesi ve terbiye sistemi çöğür anacında olduğu gibidir.

DÖLLENME BİYOLOJİSİ

Elma çeşitleri genel olarak kendine kısırdırlar. Ancak yabancı döllenme ile iyi bir ürün alınabilir. Döllenmeyi %90 arılar yapar. Genç elma bahçeleri için gerekli arı miktarı, her 4 dekar için bir kovan veya her 30-40 dekar için 15.000-20.000 arıdır. Tam verime geçmiş ağaçlar için bu miktar 3-4 katına çıkarılmalıdır. Çiçek zamanı arı çalışması ve tozlanmanın sağlanabilmesi için bahçeler ilaçlanmaz. Dölleyici çeşit oranı en az 1/9 olmalıdır. Dölleyici çeşitler ana çeşitten 12-15 m’den daha uzakta olmamalıdır. 2 çeşitten bahçe kurulacak ise her iki çeşitte düzenli verimli ve çiçeklenmeleri aynı zamana denk gelmelidir.

ÇEŞİTLER

Meyvecilikte kullanılan gerek anaç ve gerekse çeşidin gelişme kuvveti azaldıkça, bir başka deyişle anaç bodurlaştıkça yoğun meyveciliğe doğru adım atılmış olur.

Yoğun meyvecilikte ise sık dikimden dolayı birim alana daha fazla sayıda ağaç kullanıldığı için daha yüksek verim elde edilir. Bodur ağaçlardan kurulmuş meyve bahçelerinden erken yaşta ürün alınır. İşgücü ve yapılan masraflar azalır, kültür ve bakım uygulamaları kolaylaşır ve daha kaliteli meyve üretimi mümkün olur. Bodur elma ağaçları ise ya zayıf anaçlar (M-9, MM-106 gibi) kullanılarak ya da yarı bodur gelişen “Spur tipi” (Starkrimson Delicious, Starkspur Golden Delicious gibi) çeşitler kullanılmak yolu ile elde edilebilmektedir.

Şu anda yetiştiriciliği önerilen elma çeşitleri şunlardır:

Stark Earliest: Ağacı yarı dik, hatta yayvan şekilli, zayıf-orta kuvvette olup, verimi yüksek değildir. Haziran sonu- Temmuz başlarında olgunlaşan yazlık elmadır (Şekil 2). Tozlayıcıları Golden Delicious ve Jonathandır. Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerine önerilir.

Stark-Earliest

Şekil 2. Stark Earliest

Vista Bella: Ağacı kuvvetli gelişir, sağlıklı ve bol verimlidir. Haziran sonu-Temmuz başında olgunlaşır. Tozlayıcıları: Idared, Jerseymac, Prima. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilen yazlık bir çeşittir (Şekil 3).

vista-bella

Şekil 3. Vista Bella

Jerseymac: Ağacı zayıf olup, yarı-yayvan gelişmektedir. Meyveler orta büyüklükte, bol sulu, aromalı ve yeme kalitesi iyidir. Temmuzun ikinci haftası olgunlaşır. Tozlayıcıları: Golden Delicious, Granny Smith ve Vista Bella. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilen yazlık bir çeşittir.

Summerred: Ağacı kuvvetli gelişir. Meyveler silindirik-yuvarlak, hafif uzun şekilli, meyve eti gevrek, sulu ve tadı mayhoştur. Temmuzun son haftasında olgunlaşır. Tozlayıcıları: Golden Delicious ve Jonathan.

Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilen yazlık bir çeşittir.

Black Stayman Improved 201: Ağacı yarı dik, kuvvetli ve verimi çok iyidir. Meyveleri çok güzel renklenir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 125’dir. Tozlayıcıları: Golden Delicious, Jonathan, Starking Delicious. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir.

Prima: Ağacı kuvvetli gelişir. Verimi orta, meyve kabuğu kırmızı renkli olup, meyve eti bol sulu, hafif mayhoş ve kokuludur. Kara lekeye dayanıklıdır. Ağustos ayının son haftasında olgunlaşır (Şekil 4). Tozlayıcıları: Florina, Vista Bella ve Priamdır. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir.

prima

Şekil 4. Prima

Mutsu (Sinonim: Cirispin): Japonya’da ıslah edilmiş bir çeşit olup, ağacı yarı dik gelişir. Pasa çok dayanıklıdır, sarı renkli ve Golden Delicious tipi bir elmadır. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 132’dir. Tozlayıcıları: Starking Delicious, Granny Smith. Özellikle nemin yüksek olduğu Karadeniz ve Marmara bölgeleri için Golden Delicious’un yerine önerilmektedir

Jonathan: Ağacı yarı dik-yaygın, orta kuvvette ve çalımsı gelişir, çok verimlidir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 123’dir. Küllemeye hassastır. Soğuk hava deposunda uzun süre muhafazası güçtür. Tozlayıcıları: Golden delicious’dur. Marmara ve Ege bölgelerinde önerilir.

Starking Delicious: ağacı kuvvetli yarı dik gelişir. Çok verimlidir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 136’dır. Soğuk hava deposunda Nisana kadar saklanabilir. Her yıl düzenli ve bol ürün verir. Tozlayıcıları: Golden Delicious, Jonathan’dır. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir..

Golden Delicious: Ağacı dik-yarı dik ve orta kuvvette gelişir, çok kuvvetlidir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 136’dır. Soğuk hava deposunda Mart ayına kadar saklanabilir. Dikkatli meyve seyreltmesi yapılırsa her yıl ve bol ürün verir. Tozlayıcıları. Starkrimson Delicious, Starking delicious, Jonathan’dır. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir.

Starkrimson Delicious: Ağacı çok verimli olup, yarı diktir ve orta kuvvette gelişir. Soğuk depoda Nisan ayına kadar saklanabilir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 140’dır. Verimli toprak, kuvvetli anaç, dikkatli meyve seyreltmesi, daha çok gübre, su ve kuvvetli budama ister. Tozlayıcıları: Starkspur Golden Delicious, Golden Delicious, Stark Earliest. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir (Şekil 5).

starkrimson-delicious

Şekil 5. Starkrimson Delicious

Starkspur Golden Delicious: Ağacı çok verimli, yarı bodur, dik, biraz açık gelişir. Soğuk depoda Mart ayına kadar saklanabilir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 140’dır. Verimli toprak, kuvvetli anaç, dikkatli meyve seyreltmesi, daha çok gübre ve su, kuvvetli budama ister. Tozlayıcıları: Starkrimson Delicious, Starking delicious, Jonathan’dır. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir.

Cooper-7 SB 2: Red Deliciousun spur (yarıbodur) karakterdeki bir mutasyonudur. Meyveler hafif uzunca ve sıvama parlak kırmızı renktedir (Şekil 6). Eylülün üçüncü haftasında olgunlaşır. Meyve kalitesi oldukça yüksektir. Tozlayıcıları: Golden Delicious, Granny Smith ve Jerseymac. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir.

cooper-7-sb2

Şekil 6. Cooper 7SB 2

Melrose: Ağacı kuvvetli gelişir. Meyveleri iri, meyve rengi parlak karmen kırmızısı olup, yeme kalitesi yüksektir. Geç olgunlaşır. Tozlayıcıları: Golden Delicious, Granny Smith, Jonathan ve Idared. Elma yetiştirilen bütün bölgelere önerilir.

Skyline Supreme: Starking Delicious’un mutantı olup, çok iyi renk yapmaktadır. Meyvesi iri, koyu kırmızı renkte ve uzunca silindirik şekillidir. Geç olgunlaşır. Yeme kalitesi oldukça iyidir. Özellikle Starking Delicious’un renk yapamadığı bölgeler için uygun bir çeşittir. Tozlayıcıları: Golden Delicious ve Jonathan

Granny Smith: Ağacı yarı dik-yaygın, zayıf-orta kuvvette gelişir, çok verimlidir. Tam çiçeklenme ile hasat olumu arasındaki gün sayısı 180’dır. Soğuk hava deposunda uzun süre muhafaza edilebilir. Her yıl ve bol ürün verir, soğuğu seven bir çeşittir. Tozlayıcıları: Red Delicious, Golden Delicious’dur. Karadeniz ve Marmara bölgelerine önerilir.

Granny-Smith

Şekil 7. Granny Smith

Amasya: Türkiye’de yetiştirilen elma çeşitleri arasında önemli bir yer tutar. Meyveleri Ekim ayı başında toplanır. İyi saklandığı sürece Mayıs ayına kadar dayanabilir. Ağacı orta büyüklükte, yayvan bir taç. yapar, uzun ömürlüdür. Bir yıl çok meyve verir, bir yıl dinlenir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda her yıl ürün veren Amasya tipleri saptanmış olup, halen bu tiplerden bazıları deneme aşamasındadır.

Bu çeşitler dışında yeni çeşitlerin (Fuji, Gala, Mondial Gala, Elstar, Jonagold, Breaburn, Red Breaburn, Galaxy vb gibi) seçimi için çalışmalar devam etmektedir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine ya da Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma enstitüsüne başvurulabilir.

 

Superbilgiler.com

EKOLOJİK MEYVE TARIMI

Kasım 29, 2009 Yorum yap

Ekolojik tarım doğa sevgisine dayanan, doğa ile birlikte ona zarar vermeden, üretim yapmayı öngören bir felsefeye dayanır. Birim alandan daha fazla ürün alınması amacı ile aşırı derecede ve bilinçsizce sentetik gübre, zirai mücadele ilaçları, büyümeyi düzenleyici maddelerin kullanılması toprak verimliliğinde sürekli düşüşlere, hatta çoraklaşmaya neden olmuştur.

Sentetik gübrenin yoğun olarak kullanılması sonucu, içme sularında nitrat birikmesi oluşmakta, zirai ilaçların ve hormonların aşırı kullanımı ise ekolojik dengenin bozulmasına ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Ülkemizde organik tarım çalışmaları birçok ülkede olduğu gibi tüketici talepleri ve yabancı firmaların Türkiye’den organik ürün talep etmeleri ile başlamıştır. Genelde organik tarım denilince akla kimyasal madde kullanılmadan yapılan tarım akla gelmektedir. Ülkemizin özellikle ekolojik olarak yetiştirilen meyve ihracatından önemli miktarlarda döviz elde etmesi mümkündür.

EKOLOJİK TARIMIN GENEL PRENSİPLERİ

Organik tarımda amaç; sentetik maddelerin yerine, ürün rotasyon sistemleri, ürün artıkları, hayvan gübresi, yeşil gübre ve tarım dışı organik atıkların kullanılmasıdır. Zararlı ve yabancı otlarla mücadele, diğer organizmalardan yararlanarak biyolojik mücadele metotlarının kullanılması, toprak verimliğinin artırılması amacı ile toprakta bulunan yararlı organizmaların artırılmasının amaçlanması öngörülmektedir.

Organik tarımın prensiplerinden birisi de, tarım nöbeti uygulamasıdır. Çok yönlü ve dengeli bir ekim nöbeti uygulaması ile toprak verimliliği korunmakta, aynı tür hastalık ve zararlı etmenlerinin üretim alanına yerleşerek yoğunluğunun artması engellenmektedir.

Organik tarımda hastalık ve zararlılarla mücadelede sentetik zirai mücadele ilaçları kullanılmamaktadır. Bunun yerine aşağıdaki metotlar kullanılmaktadır.

<I style="mso-bidi-font-style: normal">Biyolojik mücadele metodu </I>

Belirli bir alanda bir canlıya karşı doğal düşman ve hastalıklarının planlı bir şekilde kullanılması ile doğal dengenin kurulmasıdır. Bitkilere zarar veren böceğin miktarını o böceğin düşmanı olan bir diğer böcek yardımı ile kontrol altında tutmaktır.

Biyolojik mücadelede başarılı olabilmek için o zararlının düşmanının çok iyi belirlenmesi gerekmektedir.

Biyolojik mücadelede; böcekler, akarlar, bakteriler, funguslar, virüsler ve daha pek çok canlı kullanılabilir. Bu işlem için zirai mücadele teşkilatları ile çalışmakta yarar vardır.

<I style="mso-bidi-font-style: normal">Mekanik ve fiziksel mücadele metotları</I>

Bu yöntem hastalık ve zararlılarla bunlarla bulaşık ürünleri imha etme yöntemleridir. Çapalama, yabancı otlarla mücadele en etkili yöntemlerdir.

<I style="mso-bidi-font-style: normal">Kültürel önlemler yardımı ile mücadele</I>

Bitkisel üretimde kullanılan alanların hastalık ve zararlı yönünden ön araştırması yapılmalı, bulaşık alanlardan kaçınılmalıdır. Ekim nöbeti uygulanmalıdır. Organik olarak yetiştirilecek ürünlerde dikkat edilmesi gereken hususların başında, yetiştirilen ekolojinin organik tarıma uygun olması gerekir. Örneğin oransal nemin yüksek olduğu yerlerde hastalık etmenlerinin gelişmesi kolay olmaktadır. Bu nedenle oransal nemin düşük olduğu yerler organik tarım alanı olarak seçilmelidir. Özellikle son yıllarda ıslah edilmiş karaleke, külleme, mildiyö gibi hastalıklara dayanıklı çeşitler ya da dayanıklı yerel çeşitler kullanılmalı, zararlılara karşı ise; biyolojik mücadele tercih edilmelidir.

Çevrede bulunan bulaşma kaynakları ve ara konukçuları yok edilmelidir.

Organik tarımla ilgili uyulması gereken hususlar konusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarafından “Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine” İlişkin Yönetmelik 18 aralık 1994 tarihinde 22145 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Zirai mücadele aşamasında ancak çok zorunlu kalındığında sadece sentetik olmayan belirli sayıda madde ve ürünlerin kullanılmasına sınırlı sayıda izin verilmektedir. Bu alanda kullanılmak üzere geliştirilerek piyasalara verilmiş bazı özel preparatlar da bulunmaktadır.

EKOLOJİK TARIMDA GÜBRELEME

Ekolojik tarımda toprakta kolay çözünen, bitki tarafından doğrudan alınan sentetik ticari gübrelerin kullanımı yasaktır. Topraktan kaldırılan besin maddelerinin ahır gübresi, yeşil gübreleme ve kompost ile yerine iadesi öngörülür. Bunların yanında kireç, dolomit, alg kireci, ham fosfat, kaya unu, bazalt unu, odun külü, kemik, kan ve boynuz unları toprak iyileştiricileri olarak kullanılabilir.

Doğal gübrelerin başında ahır gübresi gelmektedir. Organik tarımda en önemli bitki besin kaynakları kompostlardır. Bunlar su sızdırmaz kapalı ortamlarda hazırlanırlar. Diğer bir organik gübre, yeşil gübrelerdir. Toprağa yeşil gübre ilavesi için, uygun zamanda sürüm yapılarak bitkiler toprağa karıştırılır. Bu konuda baklagil bitkilerinden yararlanılabiliriz. Yeşil gübreler, toprağın organik madde kapsamını arttırır, ayrıca K, Ca, ve Mg gibi elementlerin yıkanarak topraktan uzaklaşmasına engel olunur.

EKOLOJİK MEYVECİLİKTE KULLANILAN PREPARATLAR

Organik meyvecilikte afitler, kımızı örümcek, elma iç kurdu, zeytin sineği, kiraz sineği, koşnil gibi zararlılara karşı, Hint Leylağı yada Nem ağacı olarak bilinen Azadirachta indica, ağaç türünden elde edilen başta Azachtrin olmak üzere salannin meliantriol gibi diğer bazı maddeler özellikle 200’den fazla ısırıcı böcek üzerinde etkili olmaktadır. Yararlı böceklere ve sıcakkanlılara zararlı etkisi bulunmamaktadır. Böceklerin yerleşme, yumurta bırakma ve beslenme davranışlarını engellemekte, başkalaşımları ve üreme yetenekleri üzerinde etkili olmakta veya doğrudan ölümlerine neden olmaktadır.

Bu madde 100 litre suya 250-300 mililitre oranlarında uygulanmaktadır. Yönetmelikler bu maddenin kullanımını tohum ve çoğaltım materyali üretimini ile sınırlandırmıştır.

Beyaz yağ olarak adlandırılan yağlar ise; parazitlere karşı uygulanmaktadır.

Meyvelerde görülen bazı hastalıklara karşı organik meyvecilikte küllemeye karşı kükürt ve karalekeye karşı organik bakırlı preparatlar önerilmektedir.

Diğer bir uygulama ise şaşırtma tekniğidir. Burada cinsel çekiciler (Feromonlar) kullanılmaktadır. Üzümde salkım güvesine karşı <I style="mso-bidi-font-style: normal">Bacillus thuriguensis,</I> lepidoptera familyası larvalarına karşı kullanılmaktadır. Feromon preparatlarını içeren tuzaklarda erkek bireyler yakalanmakta ve böylelikle bu zararlının çoğalmasına engel olunmaktadır.

EKOLOJİK OLARAK ÜRETİLEN ÜRÜN MİKTARLARI

Diğer ürünlerde olduğu gibi, meyve üretiminde de organik olarak üretilen ürün miktarları son yıllarda giderek bir artış sağlanmıştır. Ülkemizde organik tarım, genellikle sözleşmeli tarım şeklinde yapılmaktadır. Üretilen ürünler arasında üzüm, incir, kayısı gibi kurutulanların yanında, taze olarak tüketilen meyveler ve sert kabuklu meyveler de yer almaktadır.

1996 yılı verilerine göre elmada organik olarak üretilen miktar 10.000 ton, kuru üzümde 8.800 ton, kuru incirde 4.000 ton, kuru kayısıda 2.000 ton, fındıkta 2.300 ton, zeytinde 1.700 ton, portakalda 700 ton civarında olup diğer meyvelerdeki üretim miktarları daha düşük düzeylerdedir.

Organik tarım ürünleri, “sertifikalı ve organik olarak üretilmiştir” etiketi ile piyasaya sunulan ürünlerdir. Sertifika ve etiket sertifikasyon ve denetleme firmalarınca verilir.

Ülkemizin organik meyve üretimindeki kapasitesi çok yüksek olup, bu potansiyelin değerlendirilmesi halinde ülkemizin önemli miktarda döviz elde etmesi mümkündür.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.